İndirilemeyen Kitaplar
Kitapları yüklediğimiz 1-clickshare.com adlı dosya hostingi kısa bir süre önce kapandığından dolayı şu an için sitemizde çalışan indirme linki bulunmuyor.
Linkler en kısa zamanda yenilenecektir.
Bilginize.
Admin
Kitapları yüklediğimiz 1-clickshare.com adlı dosya hostingi kısa bir süre önce kapandığından dolayı şu an için sitemizde çalışan indirme linki bulunmuyor.
Linkler en kısa zamanda yenilenecektir.
Bilginize.
Admin

Pür demokrasi aşkıyla bezirganlar ile havarilerin “Hoşgörü” abidesi olarak lanse edilen Fetullah Gülen’in ve onun, izinden gittiği üstadı Said-i Nursi’nin ve nurculuğun gerçek yüzünü bulacaksınız. Hoşgörü abidesinin Hizbullah’a olan övgülerini, kanla abdest almayı yüceltmesini. Şeriat ve Hilafet sistemine olan özlem ve sevgisini, ideallerini, ışık okullarını, demokrasi, devrimler ve Cumhuriyete karşı olan hasmane görüşlerini,
- Fetullah Gülen’in ardından gittiği Said-i Nursi’nin gerçek kimliği ile Said-i Kürdi olarak anıldığı, yegane amacının Şeriatçı ve Kürtçü bir devlet kurmak olduğunu ve bu uğurdaki çabalarını ibretle okuyacaksınız.
- Said-i Nursi’ye ve Fetullah Gülen’e övgüler düzmede birbirleri ile yarışan Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Hüsamettin Cindoruk ve diğerlerinin bu hareketleri karşısında elinizi şakağınıza dayayarak uzun uzun düşüneceksiniz.
Kilise Babaları ve Kilise Doktorları, son bin yıldır Din Bürokratlarını da yanlarına alarak Hıristiyanlığa yön vermişlerdir. Onların anlattıkları Hıristiyancılık ile Yahudi asıllı, saf ve naif ‘rabbi’ (Haham)İsa’nın eğer yaşadıysa söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söyledikleri neredeyse taban tabana zıttır. İsa’nın bırakın söylemesini, düşlerinde görse ‘hayra’ yormayacağı Paganistik ve Helenistik uygulamaları, sanki İsa Mesih istemiş gibi, ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Ahit’e koymuşlar ve inananlara kendi uydurdukları bu ‘Yeni Din’in esaslarını ‘dogma’ diye yutturarak onlardan bunları asla sorgulamamalarını istemişlerdir.On birinci yüzyılın ortalarında Doğu Roma İmparatoru Konstantin ile Eusebius ikilisinin başlattıkları yeni dinin ilk kurbanları Yahudiler ile Paganizme ve Hermetizme bağlı Paghanlar oldu. Ama onlardan sonra gelenler de boş durmadılar. Başta Tyanalı Apollonius olmak üzere birçok ‘gerçek’ filozof ve şifacının hayatlarını ‘çalarak’ onların bilgi ve mucize kabul edilen marifetlerini, yeteneklerini yeni tanrı İsa Mesih’e atfetmekten geri durmadılar. Başına gelenleri eğer Tanrı-Babası’nın yanından izliyorsa İsa Mesih, kim bilir ne üzülüyor ve şaşırıyordur. Ve iddia edildiği gibi bir gün geri dönerse, bugün hangi Kilise’den onu içeri sokarlar, Vatikan’ın neresinden girebilir, doğrusu meraka değer!Olayın özü şudur: İncil’in Yeni Ahit bölümünde İsa Mesih’e atfedilen birçok özellik, mucizeler de dahil ‘intihal’ izlenimini vermektedir. Bunların birçoğu, İsa’nın ağzından çıkmamış sözlerdir. Bunların birçoğu İsa Mesih tarafından yapılmış işler ve mucizeler değildir. Öyle anlaşılıyor ki, İsa da Apollonius da gerçekte Kilise Babalarının elinde oyuncak olmuşlar biri hiç aklından geçirmediği halde Tanrı yapılmış, diğeri ise yüzyıllarca unutturulmuştur.SİTE:www.kitapyurdu.com
İnternet’te bu kitapla ilgili hiçbir kapak resmi ve açıklamaya rastlayamadım. Galiba kaldır(t)ılmış.
Son eklediğimiz ingilizce kitapları bizimle paylaşan davinci’ye teşekkür ederiz.
For all the thousands of books that have been written about religion, few until this one haveattempted to examine it scientifically: to ask why�and how�it has shaped so many lives so strongly. Is religion a product of blind evolutionary instinct or rational choice? Is it truly the best way to live a moral life? Ranging through biology, history, and psychology, Daniel C. Dennett charts religion’s evolution from “wild� folk belief to “domesticated� dogma. Not an antireligious screed but an unblinking look beneath the veil of orthodoxy, Breaking the Spell will be read and debated by believers and skeptics alike.
About the Author:
Daniel C. Dennett is University Professor, professor of philosophy, and co-director of the Center for Cognitive Studies at Tufts University. His books include Consciousness Explained and Darwin’s Dangerous Idea, a finalist for the National Book Award.
In his characteristically provocative fashion, Dennett, author of Darwin’s Dangerous Idea and director of the Center for Cognitive Studies at Tufts University, calls for a scientific, rational examination of religion that will lead us to understand what purpose religion serves in our culture. Much like E.O. Wilson (In Search of Nature), Robert Wright (The Moral Animal), and Richard Dawkins (The Selfish Gene), Dennett explores religion as a cultural phenomenon governed by the processes of evolution and natural selection. Religion survives because it has some kind of beneficial role in human life, yet Dennett argues that it has also played a maleficent role. He elegantly pleads for religions to engage in empirical self-examination to protect future generations from the ignorance so often fostered by religion hiding behind doctrinal smoke screens. Because Dennett offers a tentative proposal for exploring religion as a natural phenomenon, his book is sometimes plagued by generalizations that leave us wanting more (”Only when we can frame a comprehensive view of the many aspects of religion can we formulate defensible policies for how to respond to religions in the future”). Although much of the ground he covers has already been well trod, he clearly throws down a gauntlet to religion. (Feb. 6) Copyright 2005 Reed Business Information.

Kaynak Yayınları, Turan Dursun’un
yeni bir kitabını daha okura sunuyor.
Elinizdeki kitabın ilk basımı, 1971 yılında Ankara’da yapılmış.
Özelliği, öteki kitaplarından farklı olarak,
Turan Dursun’un ‘Müslümanlığı’ döneminde yazılmış olması.
Turan Dursun, bu kitabında, Nurculuk Tarikatının kurucusu
‘Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Risale-i Nur’larını,
Kur’an’daki ayetlerle karışlaştırıyor,
onun Kur’an’a zıt düşen taraflarını ortaya koyuyor.
Nurculuk denen akımın ne olduğunu anlamak için
üç konu hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor:
Birincisi, Said-i Nursi. İkincisi, Risale-i Nur.
Üçüncüsü, Nur Şâkitleri (Nurcular).
Bu konularda çok şeyler söylenmiş ve yazılmıştır.
Gerçekte Said-i Nursi, nasıl bir kimsedir?
Risale-i Nur, nasıl bir kitaptır?
Risale-i Nur’da ileri sürülenlerin bilimsel bir değeri,
İslamla bağdaşır bir yanı var mıdır? Nurcuların hepsi,
gerçekten Said-i Nursi’ye ve Risale-i Nur’a
inandıkları için mi Nurcu olmaktadırlar?
Nurculuk Müslümanlığa yararlı mı, zararlı mı olmuştur
Turan Dursun, araştırmasını okura şöyle sunuyor:
‘Bu kitap özellikle saf Müslümanların
uyarılmasına yararsa ne mutlu bize…’
Bu sitedeki kitapları tanıtım amacıyla paylaşıyorum. E-kitap hiçbir zaman gerçek kitabın yerini tutmaz. Kitabı satın almak için: www.kaynakyayinlari.com veya www.ideefixe.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Not: Bu kitap Anti-Din kapsamına girmemektedir. Turan Dursun ilk defa 1971 yılında yayınlanın bu eserinde dindaşlarını(müslümanları) nurculuğun tehlikelerine karşı uyarmaktadır. O yüzden bu başlığı sitede anti-din kategorisinde göstermiyorum.
Şunu unutmayınız ki e-kitap hiçbir zaman gerçek kitabın yerini tutmaz. Paylaştığım din karşıtı kitapları satın almak için http://www.kaynakyayinlari.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Can DÜNDAR’ın anlatımı ile Sivas katliamı sebep ve sonuçları.
Bilgi edinmek isteyenler için güzel bir kaynak…

Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı…
-Turgut Özakman’ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü.
-Milli Mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü.
-Gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insanı içine çeken, şaşırtan, heyecanlandıran, ağlatan, gönendiren anlatısı.
-Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan.Sİ

Öldürülmesinin 17. yıldönümünde Turan Dursun’u saygıyla anıyoruz.
“Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım?
Turan Dursun

2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyet Anayasası, 7.11.1982 tarihinde kabul edilmiştir ve 17863 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.17.5.1987 tarihli, 8.7.1993 tarihli, 23.7.1995 tarihli, 18.6.199 tarihli ve son olarak 2001 tarihli değişiklikler yapılmıştır.
Not: Tanıtım resmindeki kitapla alakası yoktur.

Yazarın bir süre önce yazdığı; Musa’nın Çocukları ve Musa’nın Gül’ü adlı kitapları en çok okunan yerli kitaplar arasında 1. ve 2. liği almış, satış rekorları kırmıştı. 22 Mayıs 2007 tarihinde TÜSİAD toplantısında Başbakan Tayip Erdoğan, “Benim, için Rum çocuğu diyorlar, yok Musa’nın çocuğu diyorlar, kardeşim Gül için olmadık iddialarda bulunuyorlar” sözleri TÜSİAD Üyelerine şikayette bulunmuştu. Erdoğan Mahkemelerden kitabı toplatılmasını istemiş ve bu isteği reddedilmişti.
Yazar bu kitabında da Bülent Arınç’in tüm bilinmeyenlerine projektör tutuyor. Dedeleri, ailesi, siyasi geçmişi ve şimdiki durumu hakkında “şok” belgelere yer veriyor. Kitapta Bülent Arınç’ın hayat hikayesini okurken hayretler içinde kalacak “Bunlar mı bizi yönetiyor” diye uzun uzun düşüneceksiniz.

“Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü
kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar.”
Srimad Bhagavatam
“Çoktanrıcı ya da tek tanrıcı bütün dinler gereksizdir, insanların mutluluğu için
doğanın ve aklın yasaları yeter.”
Jean Bodin
“Din akla boyun eğmelidir.”
Herbert of Cherbury
“Din olumlu nedenlerin üstüne kurulmalı ve teolojiye olduğu kadar metafiziğe de sırt
çevirmelidir. İnsanlık dininin ilkesi, başkaları için yaşamaktır. Nereden geldiğimiz ve
nereye gideceğimizi düşünmeden yaşamamızı daha mutlu kılabiliriz. Bu mutluluk,
birbirimizi sevmek ve birbirimiz için yaşamakla gerçekleşir. İnsanlığı bir insanı
sevdiğiniz gibi seviniz ve insanlık için yaşayınız.”
Auguste Comte
İndirmek İçin Tıklayınız
Elimizde Buda’nın ne yaşamı ne öğretisi konusunda yaşadığı
çağdan kalan tarihsel belgeler yok. Bu konudaki bilgiler
çağdaşlarının ya da çağdaşlarının hemen ardından gelmiş olduğu
sanılan kimselerin ilettikleri öykülere, nakillere dayanıyor. Bu
öyküler, nakiller Buda’nın yaşadığı dönemden yüzlerce yıl sonra
yazılı duruma getirilebilmiş söylentilerdir.

Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ın kaleme aldığı bu kitap, Sümerlilerin bundan binlerce yıl önce yaşamış olan kahraman kralı Gilgameş’in serüvenlerini kapsayan bir öyküdür. <br>
Bu öyküde yer alan konular, Gilgameş’in yaşadığı çağdan itibaren yüzyıllar boyunca ağızdan ağıza geçtikten sonra çiviyazısıyla destan halinde tabletlere yazılmıştır. Babilliler, Sumerce yazılmış tek tek konuları, Akad dilinde bir bütün destan haline getirmişler. Çığ, Sumerce yazılıp destana alınmamış öyküleri, XII. Tablette yazılanları ve destanda bulunmayan, fakat Akadca şiir halinde yazılmış Gigameş’in doğumunu anlatan öyküyü de kitabına ekledi. Böylece Gilgameş destanının tümünü ve Gilgameş’e ait yazılan bütün konuları bir araya toplamış oldu. Tutkuları, sevinçleri, acıları, umutları ve hayal kırıklıklarıyla bugüne bağlanan tarihin ilk kahraman kralını, Sümerolog Çığ’ın akıcı anlatımıyla tanıyacaksınız.

… Öldürülmesinin üzerinden 1900 gün geçmesine rağmen babamın katlinin üzerindeki esrar perdesi kaldırılmamış, cinayet çözülememişti. Cinayet çözülemediği ya da çözülmek istenmediği gibi, vurulduğu gün evinden alınan sayısız çalışma ve özel eşyası da, yazılı ve sözlü tüm başvurularımıza karşın iade edilmemişti. Bu nedenle de, babam bizim gözümüzde ikinci kez öldürülmüştü ne yazık ki!..
Turan Dursun kimdi? Bilim adamı, Aydınlanmacı kimliğinin dışında nasıl biriydi? Nasıl bir eş… Nasıl bir arkadaş… Nasıl bir baba… Onun doğa sevgisini, onun insan sevgisini yaşadığı topluma anlatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak bir borçtu, bir görevdi. Bu görevi, onunla otuz yılı birlikte geçirmiş olan benim yerine getirmem gerekiyordu.”
Abit Dursun böyle anlatıyor kitabın öyküsünü. Kitapta, Turan Dursun’un kendi kaleminden yaşamöyküsünü, yazılarını, iki şiirini ve mektuplarını; ölümünden sonraki günlerde hakkında yazılanları da bulacaksınız.

Her yazdığı kitap olay olan yazar, bu kitabıyla da Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün dünden bugüne gelişimini, çocukluğundan evliliğine, evliliğindeki ilk gelişmelerden bugüne bilinmeyenlerini gözler önüne seriyor.
Kitapta, Kayseri olarak bilinen Gül’ün Siirt göçmeni olmasının ve kabinedeki diğer akrabası olan bakanı göreceksiniz.
“Ne Mutlu Türküm diyene” sözünden rahatsız olan başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere diğer birçok AKP’liler gibi Gül’ün de bu konuda söylediği: “70 yılın çok büyük yanlışları olmuştur.Çukurca’da dağa “Ne Mutlu Türküm” yazmışsınız.Hala Diyarbakır oratasında bu tür sloganlar yazılıdır.”Malesef resmi ideoloji Türk Milliyetçiliği şeklinde kendisini ırki, taasup olarak tezahür etmiştir.” şeklindeki sözleri ile Türklüğe karşıhasımhane tutumlarını göreceksiniz.Kitapta Abdullah Gül’ün İngilizler’le olan ilişkilerine, ABD’lilerle olan gizli görüşmelerine ve
ABD vatandışlığı ilgili her türlü bilgilere ulaşacaksınız.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan yazarı ABD’de düzenlenen bir toplantıda CIA Ortadoğu Masası Şefi Richard Perle ve diğer istihbarat örgütlerine şikayet etmiştir.Yazarımız bu kitabında; Tayyip ve Emine Erdoğan’ın doğumundan bugüne kadar olan hayat hikayelerini. Tayip ve AKP’nin İsrail, ABD ve İngiliz büyükelçi ve istihbarat örgütlerinin desteğinde nasıl gelişip serpildiğini görecek, TBMM’de yine bu ülkelerin lehine sergiledikleri faaliyetlerini okuyacaksınız. Tayyip’in Amerikan vatandaşlığı yanında, Arap kökenli olarak tanıttığı eşinin Arap değil, Yahudi soyundan geldiğini ibretle izleyeceksiniz. Keza kendinin de Musa’nın soyundan geldiğini… Kitapta Yasin El Kadı-Tayyip, Tayip-Usame Bin Laden, Tayip-Ülker, Ya-sin El Kadı-Ülker ilişkilerini bulacaksınız.Tayyip’in mal varlığındaki inanılmaz artışlarla, belediye başkan maaşının yanında, belediye şirketlerinden huzur hakkı adı altında aldığı paraları göreceksiniz. Tayyip’in belediye başkanlığı döneminde yapılanması hızlanan “geleceğin başbakanı ve cihat hazırlığının” TBMM’de geldiği son safhalara tanık olacaksınız.